Stratejik Derinlik ve Türk Dış Politikası

Stratejik Derinlik ve Türk Dış Politikası

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın desteklediği, Stratejik Düşünce Enstitüsü’nün yürüttüğü ‘’Akademik Mutfak’’ projesi kapsamında bu hafta Gazi Üniversitesi Araştırma Görevlisi Sn. Buğra Sarı’nın katılımlarıyla ‘’Stratejik Derinlik ve Türk Dış Politikası’’ konulu beyin fırtınası masa toplantısı gerçekleştirildi.

Stratejik Derinlik ve Türk Dış Politikası

Haber: Bihter Demir

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın desteklediği, Stratejik Düşünce Enstitüsü’nün yürüttüğü ‘’Akademik Mutfak’’ projesi kapsamında bu hafta Gazi Üniversitesi Araştırma Görevlisi Sn. Buğra Sarı’nın katılımlarıyla‘’Stratejik Derinlik ve Türk Dış Politikası’’ konulu beyin fırtınası masa toplantısı gerçekleştirildi.

‘’Stratejik Derinlik’’ kavramının Türkiye’de 2001 yılında Sn. Ahmet Davutoğlu’nun ‘’Stratejik Derinlik: Türkiye’nin Uluslararası Konumu’’ adlı kitabı ile ortaya çıktığını ve Türk Dış Politikası’na yeni bir yön verdiğini belirterek başlayan Sn. Buğra Sarı bu yaklaşımın Türk Dış Politikası’na yön verirken neler yaptığı üzerinde durarak, bu yeni yaklaşımın Türkiye’yi yeniden tanımladığını dolayısıyla Türkiye’nin uluslararası konumunu tekrar yorumladığını ve uluslararası alanda Türkiye’yi yeniden konumlandıran bu yaklaşımın Türk Dış Politikası’na yeni ilkeler getirdiğini söyledi.

Bu yeni tanımın ne olduğu, bu yaklaşımın Türkiye’yi nerede konumlandırdığı, bu yaklaşımın sonucunda ortaya çıkan durumun Türk Dış Politikası ilkelerinde yaptığı değişikliklerin neler olduğu ve bu ilkelerin ne ölçüde pratiğe aktarılabilmiş olduğu gibi konularda öğrenciler ile bir tartışma ve fikir alışverişinde bulunma ortamı sağlayan Sarı, Türkiye’nin tanımlanmasının stratejik derinlik kavramının özü olduğunu, ülkelerin kendini tanımlamasının kendisine bir rol biçme aracı olduğunu, bu rol vasıtası ile ülkelerin kendilerine bir dış politika belirlediğini ve uluslar arası alanda bu politikaya göre davrandıklarını vurguladı.

 Ardından Sn. Davutoğlu’nun ‘’Stratejik Derinlik’’ kavramı kapsamında Türkiye’yi yeniden tanımlamasında  ‘’Türkiye 20.yy da kurulmuş modern bir ulus-devletidir’’ tanımlaması yerine ‘’Türkiye’nin 3 kıtada egemen olan, bu kıtadaki halkları istikrar ve barış içinde yaşatabilmiş Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı olarak kurulmuş bir devlet’’ tanımını seçmiş olmasının dönemin şartlarına göre ele alınan bir tanım olduğu üzerinde tartışılması ile bu yeni tanımlamanın eski tanımlamaya göre karşılaştırılması öğrenciler tarafından yapılarak, ‘’Türkiye’nin kendisini 20. yy.’da ortaya çıkmış bir ulus-devlet olarak tanımladığında 780.000 kilometrekareye kendini hapsettiğini, uluslararası alanda kendini konumlandırırken etrafı ile tarihi ve kültürel bağlarına atıf yapmadığını; Davutoğlu’nun tanımlamasına göre ise Türkiye’nin artık sadece Doğu-Batı arasındaki bir köprü ülke olmaktan ziyade, Doğulular ile birlikte doğulu, Batılılar ile birlikte Batılı gibi konuşabilecek yetkinlikte hem Batı hem Doğu ülkesi, hem de bu iki coğrafya arasında diyalog oluşturabilen, ikisinin de özelliklerini barındırabilen melez bir devlet’’olduğunu söyleyen Sarı, bu yeni tanımlamanın Türk Dış Politikası’na kazandırdığı yeni ilkelerin;

-Komşularla sıfır sorun, maksimum işbirliği

-Ülke içinde güvenlik-demokrasi dengesi

-Komşu bölgeler ve ötesiyle ilişkilerin geliştirilmesi

-Ritmik diplomasi

-Çok boyutlu dış politika

olduğunu belirterek bu yeni ilkelerin neler gerektirdiğini açıkladı. Ardından‘’Stratejik Derinlik’’ kavramının içeriğinde; stratejik zihniyet, stratejik planlama ve siyasi irade (stratejik teori) olduğu konusunda bilgi veren Buğra Sarı yuvarlak masa toplantısını bitirdi.                           

 

Görsellerin tamamına ulaşmak için tıklayınız..

 

Paylaş:

Yorumlar

Henüz yorum eklenmemiş..

Yorum Ekle




  • Yenile