Röportaj: Serhat Şabap

Sayın Müsteşarım öncelikle nazik kabulleriniz için teşekkür ederiz. ‘Bir Meslek Olarak Diplomatlığı’ nasıl anlatırsınız? Diplomatlık sizler için ne anlam ifade ediyor? 

İlgi ve alakanız için ben teşekkür etmek istiyorum. Bir meslek olarak diplomatlık, aslında kısaca ve de kolayca ifade edilemeyecek kadar da değerli bir olgu. Meslek eksende ele almak gerekirse, hayatın her anına eşlik eden ve disiplinli bir meslek olarak tanımlayabilirim. Çok okumanız ve çok çalışmanızı gerektiren bir meslek, bir nokta da sizin kendinizle bütünleştirmenizi gerektiren bir yaşam biçimi olduğunu ifade edebilirim. Diplomatlığın ne anlam ifade ettiği sorunuza gelince, bir yaşam şekli ve her geçen gün daha çok çalışmaya ve öğrenmeye teşvik eden, görevde olduğunuz ülkede kendi ülkenizin bizatihi temsilcisi olduğunuz için oldukça özverili olmanızı gerektiren bir iş olduğunu söyleyebilirim. 

Samimi yanıtlarınız için teşekkür ederiz. Temsiliyet sürecini bizimle paylaşabilir misiniz? 

Temsiliyet, oldukça önemli bir olgu. Bu noktada kamuoyunda çok da doğru olmayan yaygın bir kanaat var. İşin özünde temsiliyet, tek taraflı değil çift taraflıdır. Sadece görevde olduğunuz ülkede kendi ülkenizi temsil etmekle kalmıyorsunuz, ayrıca kendi ülkenizde de bulunduğunuz yerin bir temsilcisi oluyorsunuz. Özetle bu iş tek taraflı değil çok taraflı bir süreçtir. 

Bir diplomatın olmazsa olmaz dediğiniz özellikleri neler olmalı? 

Bir diplomatın sahip olması gereken en önemli prensip özveri olmalı. Sonuçta çok önemli bir sürecin içerisindesiniz. İşinize karşın özverili olmak ise bir noktada çok çalışmaktan ve dolayısıyla bilgili olmaktan geçer. Bir diplomat kariyeri süresince birçok defa müzakere süreçlerinin içerisinde yer alır ve siz bir müzakereden başarı ile ayrılmak istiyorsanız müzakere edilen konuya bütün hatlarıyla hâkim olmalısınız. Bu da doğal olarak çok çalışmaktan geçiyor. 

Teknolojinin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla birlikte sosyal medya araçları hayatımızın her anını paylaşan ve siyasetten ekonomiye, spordan sanata, kadar özellikle de diplomasiye ‘hâkim’ olmaya başladı. Yaygın tabiriyle ‘Dijital Diplomasi’ isimlendirmesi yapılıyor. Artık birçok Büyükelçi sosyal medya hesapları üzerinden gerek vatandaşı olduğu ülkeye gerek temsil görevinde bulunduğu ülkenin vatandaşlarına bu kanallar aracılığıyla hitap ediyor hatta diğer diplomatik merciiler ile bu platformlar aracılığıyla etkileşime giriyorlar. Siz bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çok önemli bir hususa değindiniz. Güzel bir soru. Bu durum bir noktada kaçınılmaz bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Yalnız ben bu noktada diplomatik temsiliyeti olan sosyal medya hesaplarının halk ile olan etkileşimini önemli bulmakla birlikte, diplomasinin kendine has kalması gereken durumlarının ise ‘eski usuller’ ile yürütülmesini daha sağlıklı ve doğru buluyorum.  Sosyal medya üzerinden alınan etkileşimlerin ve takipçi rakamlarının ise bir güç olarak algılanmasının doğru bir yaklaşım olduğunu da düşünmüyorum. İlerleyen süreçte yürütülecek olan akademik çalışmaların sonuçlarını ise hep birlikte göreceğiz. 


Son olarak geleceğin diplomat adaylarına neler söylemek istersiniz? 
Diplomasi bir zekâ oyunudur. Bu oyuna adapte olabilmek için kendilerini sürekli zinde tutmalarını ve çok çalışmalarını önerebilirim. 

Sayın Müsteşarım samimi ve özverili yaklaşımınız için teşekkür ediyoruz.