Röportaj: Sena ARMUTCU

Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi H.E. Mourad Adjabi kimdir?

Sayın Mourad Adjabi 18 Eylül 1961 yılında Cezayir’de dünyaya geldi. 1979 yılında edebiyat alanında Bakalorya’da eğitim gördü. 1983’te Ulusal İdari Bilimler Okulu’nda Diplomatik Bölüm Diplomasi eğitimi aldı.1983-1988 yılları arasında Dışişleri Bakanlığında Dışişleri Kâtipliği, 1988-1992 senelerinde ise Cezayir’in Cenevre’deki Daimi Temsilciliği’nde Müsteşarlık görevini gerçekleştirdi. 2000-2004 yıllarında Cezayir’in Washington D.C. Büyükelçiliği’nde Müsteşar olarak görev yaptı. Cezayir’in Londra’daki Büyükelçiliği’nde Elçi ve müsteşarlık görevini de gerçekleştiren büyükelçi, dışişleri bakanlığında da çeşitli görevlerde bulunmuştur. Eylül 2019’dan itibaren Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye Cumhuriyeti nezdindeki Tam Yetkili ve Olağanüstü Büyükelçisi olarak görevini sürdürmektedir. Arapça, Fransızca, İngilizce, Türkçe, İtalyanca, İspanyolca olmak üzere 6 dil bilen büyükelçi evli ve 4 çocuk babasıdır.

Sayın Büyükelçim öncelikle hoş geldiniz. Bizlerle röportaj yapmayı kabul edip vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. 1 Kasım 2020’de Cezayir’de bir Anayasa Referandumu gerçekleşti. Bu referandum Cezayir devletine ve Cezayir halkına ne gibi değişiklikler sunmaktadır?

Öncelikle beni buraya davet ettiğiniz için Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne en içten teşekkürlerimi sunarım. 1 Kasım Anayasa Referandumu Cezayir için tarihi bir anı teşkil etmektedir. Ülke böylece yeni bir döneme girmiştir. Cezayir halkı anayasasının revize dilmesi amacıyla kararını vermiştir. Bu düzenlemeler hem siyasi hem de temel hak ve özgürlüklerin korunması adına, sosyal ve ekonomik haklar ve sivil toplumun kamu hayatına katılımı alanlarında çok önemli değişiklikleri hayata geçirmiştir. Ülkenin en üst kademelerindeki yöneticiler ilgili düzenlemeler hakkında Cezayir’e daha iyi bir imkânı sağlayacak düzenlemeler yapmışlardır. Cumhuriyetçi ve demokratik bir devlet yapısına sahip kuvvetler ayrılığına, hak ve özgürlüklere saygı prensibine dayalı yeni bir Cezayir inşa etmişlerdir.

Devletin üst kademeleri bu Anayasa değişikliğine ilişkin nasıl bakmaktadırlar?

Cumhurbaşkanımız bu anayasanın yeni Cezayir’in inşa sürecinde önemli ve kararlı bir hadise olduğunun altını çizmiştir. Bu sürecin doğuşu 22 Şubat 2019 yılında başlayan hak ve özgürlük taleplerini içeren hakçı ve barışçı hareket ile başlamıştır. Başbakanımız ise bu anaysal düzenlemenin Cezayir’in kendisine ve tarihine uygun olduğunu ve ulusal devletin inşa sürecini tamamlayıcı bir oynayacağının altını çizdiğini belirtmiştir. Meclis başkanımız ise Cezayir halkının yürekten arzu ettiği yeni cumhuriyetin resmen doğuşudur şeklinde tanımlanmıştır.

Kuvvetler ayrılığından bahsettiniz. Yasama- yürütme ve yargı erklerinde ne gibi değişiklikler gerçekleşecek?

Bu düzenlemelerle Cezayir’de gerçekten yeni bir dönem başlamıştır. Bu dönem hak ve özgürlüklerin korunarak güçlendirilmesi, kuvvetler ayrılığı ile iktidarın barışçıl yolla değişimi, sivil toplumun alınan kararlara katılımı ve son olarak siyasi partilerin ve parlamenter ruhun güçlendirmesiyle daha da belirgin bir hal alacaktır. Bundan dolayı cumhurbaşkanı seçimi 2 kez ile sınırlandırılmıştır. Bu seçilme hakkı peş peşe veya farklı zamanlarda olabilmektedir. Bu hükmün değişikliği artık mümkün değildir. İktidardaki değişim prensibi ancak parlamento tarafından seçilen muhalefet ile başbakan atanmasıyla korunma altına alınmıştır. Ulusal halk meclisi yetkileri, ise daha da güçlendirilerek hükümete karşı gensoru yetkisi ve görevden düşürme yetkisi verilmiştir. Ayrıca Parlamentonun yasama yılı içerisinde tatil zamanı cumhurbaşkanından alınan kararları reddetme yetkisi verilmiştir. Bazı anlaşmalar ve sözleşmeler ancak parlamentonun ilgili meclislerince onay verildikten sonra cumhurbaşkanınca tasdik edilerek yürürlüğe girecektir. Referandumdan sonraki Cezayir 1948 Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ne ve imzaladığı diğer anlaşmalara saygı duyularak yeni metnin referans alındığı; insan haklarının pekiştirildiği bir Cezayir olacaktır. Bu düzenlemeler şüphesiz Cezayir kanunlarının üstünde olacak ve yargıçlar tarafından uygulanacaktır.

Temel hak ve özgürlükler bakımından ne gibi bir değişim yaşanacaktır?

Artık siyasi toplum ulusal platformda önemli yere sahip olacaktır. Kamu işlerine katılım sağlanacaktır. Halk daha belirleyici bir rol oynanacaktır. Derneklerin kuruluşu basit bir beyanat ile yapılacak kapatılması sadece yargı kararı gereğince gerçekleşecektir. En büyük özgürlüklerden biri de yazılı basına verilecek artık gazetelerin kuruluşu ve yayınlar basit bir beyanat ile gerçekleşecek yine aynı şekilde yayımlar sadece yargı kararı ile yasaklanacaktır. Siyasi partilerin faaliyetlerini en uygun bir iklimde sürdürebilmesi için kendilerine engel teşkil edecek bürokratik engellere izin verilmeyecektir. Aynı zamanda faaliyetlerini gerçekleştirirken özellikle ifade özgürlüğü toplanma ve barışçıl gösteriler hakkında geniş haklar ve özgürlüklerden istifade edilecektir.

Sosyal haklar açısından ne gibi değişiklikler beklenmektedir?

Yeni Anayasa l düzenlemeler tüm vatandaşların siyasi ve sosyoekonomik haklarının korunması nı sağlamaktadır. Özellikle de en hassas konu olan kadınların, çocukların ve tüm insanların haysiyetlerinin korunması, yetki suiistimaline karşı korunması ile saygın bir hayatın garanti edilmesi, kamu kuruluşlularının ücretsiz eğitim ve sağlık hakkı vermesi, iş konut hakkı gibi konulara geniş bir yer vermektedir. Ekonomi hakkında ise ticaret, yatırım ve girişim serbestliği düzenlenen yeni metinle garanti altına alınmakta ve bunlar ülkenin doğal, insani ve bilimsel kaynakları ön plana çıkarılarak çeşitlenmiş bir ekonomi sahasının teşvik edilmesi ve millî ekonominin her türlü suiistimale, yolsuzluğa, yasadışı trafiğe, kötü kullanmaya, vurgunculuğa, sermaye kaçışına karşı korumaktadır.

Anayasal Referandumla adeta yeniden doğan Cezayir ile Türkiye arasındaki ikili ilişki sizce nasıl etkilenecek?  Ne gibi bir işbirliği öngörülmektedir?

Cezayir gerçekten sahip olduğu insan kaynağı ve doğal kaynaklarıyla, kalifiye el işçiliği ve ucuz enerji maliyetleri ile birçok yatırım fırsatını içinde barındırmaktadır. Aynı zamanda Afrika dünyasının ve Akdeniz’in en büyük dünyanın ise 10. en büyük ülkesidir. Ülkemizin bu yeni döneme girmesiyle bu yılın ocak ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cezayir’e ziyareti iki cumhurbaşkanının ortaklığı ile tarihi bir fırsat elde edilmiştir. Bu ziyaret ile bir yüksek işbirliği konseyinin kurulmasına ve ekonomik, bilimsel, teknik işbirliği komisyonunun bir sonraki toplantıda gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Çok yakın zamanda başkent Cezayir’de yapılması öngörülen toplantı ve halen müzakereleri süren birçok alanda anlaşmanın sonuçlandırılmasına imkân sağlayacaktır. Bu buluşma aynı zamanda birçok projenin gerçekleşmesine ve pekiştirilmesinde rol oynamıştır.

Son olarak Cezayir’in bölgesel ve uluslararası arenada nasıl bir konumda olması beklenmekte?

Cezayir aynı zamanda uluslararası sahneye güçlenerek dönmeye ve kendi coğrafi bölgesindeki çatışmaların ve anlaşmazlıkların barışçıl yolla diyalogla çözümü için tüm ağırlığını koymaya çok önem vermektedir. Yeni anayasal düzenlemeler ışığında Cezayir’in BM’nin ve diğer örgütlerin barışın sürdürülmesi girişimlerinde daha aktif katkıda bulunmaya hazırdır.Yeni Cezayir demokratik kurumların hak ve özgürlüklerin kuvvetler ayrılığının ve her türlü suiistimalin ortadan kaldırıldığı uluslararası arenada daha büyük bir diplomatik role sahip Cezayir olacaktır.

Sayın Büyükelçim, samimi açıklamalarınız ve kıymetli vaktinizi bize ayırdığınız için teşekkür ederiz. Bütün Cezayir halkı sizin gibi böyle sıcakkanlı mıdır? J

Ben teşekkür ederim, emin olun ki en soğukkanlıları benim J