İstihbarat ve Güvenlik Politikaları

İstihbarat ve Güvenlik Politikaları

Stratejik Düşünce Enstitüsü ve Politik Ekonomik ve Sosyal Araştırma Merkezi (PESA) beraberliğinde gerçekleştirilen SDE Akademi Sakarya, bu hafta Doç. Dr. Erkin Ekrem’in katılımlarıyla “İstihbarat ve Güvenlik Politikaları” başlıklı yuvarlak masa toplantısını gerçekleştirdi.

İstihbarat ve Güvenlik Politikaları

 

SDE Akademi Sakarya’nın bu haftaki konuklarından biri Doç. Dr. Erkin Ekrem’di. Hacettepe Üniversitesinde öğretim üyesi olan Erkin Ekrem “İstihbarat ve Strateji Araştırmaları” başlıklı semineri gerçekleştirdi. Ekrem istihbarat ve stratejik istihbarat gibi kavramların üzerinde durdu.

İstihbarat, bir çeşit özel ve işlenmiş bilgidir, bunu elde etmek için insan gücü ve insan gücüne destek veren örgüt ve tekniğe ihtiyaç vardır. Günümüzde istihbaratın kaynağının %85’i açık bilgilerden, %15’i ise gizli ya da yasa dışı yöntemle elde edilen bilgilerden oluşur. Bu bilgi sadece küçük bir çevrede bilinir aksi takdirde buna haber denir. İstihbarat genellikle düşman ve rakipler hakkındaki bilgidir. Bu tür bilgilere erken sahip olan güçlü olur ve genellikle ettirgen konumda olur. Başkalarında daha fazla bilgiye sahip olmak her zaman bir adım önde olmak demektir. Bir bilginin istihbarat bilgisi olup olmayacağını analizcinin öngörmesi gerekir. Bazı bilgiler mevcut koşullarda önemsiz görülse de ilerleyen zamanlarda bir istihbarat bilgisi olabilir.

İstihbaratsız bir devlet olmaz. Bir ülke kendi ulusal çıkarlarını koruyabilmek için stratejik istihbarata ihtiyaç duymaktadır. Bu doğrultuda bütün devletlerin istihbarat örgütleri vardır. Bunların birkaçı sadece bazı bakanlıkların kapsamında istihbarat faaliyeti yürütmektedir. Devletlerarası ilişkiler tamamen çıkar ilişkisidir. Bu yüzden istihbaratta etik ve ahlaki değer yoktur.

İstihbarat bilgileri puzzle gibidir. Gelen bilgileri bir tablo haline getirmek gerekir ve bu oldukça zordur. Bu süreçte analizler yapılması gerekir aksi takdirde istenmeyen ya da öngörülmeyen sonuçlar meydana gelebilir.

En iyi istihbarat örgütü bile hata yapar. Buna 2. Dünya savaşı sonrasında birçok kez şahit olduk. CIA’in bu zamana kadar yaptığı büyük hatalara bakacak olursak; 1961’de Domuzlar Körfezi Çıkarması, 1973’te Yom Kippur Savaşı, İran İslam Devrimi, 11 Eylül saldırısı… Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Bir istihbarat örgütünün hatası karşı bir istihbarat örgütünün başarısı olarak kabul edilebilir.

Stratejik istihbarat konusunu açıklayarak seminer tamamlandı.

Paylaş:

Yorumlar

Henüz yorum eklenmemiş..

Yorum Ekle




  • Yenile