“Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri ve Metodoloji” başlıklı ders gerçekleştirildi.

“Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri ve Metodoloji” başlıklı ders gerçekleştirildi.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Desteklediği, Stratejik Düşünce Enstitüsü’nün yürüttüğü “Akademik Mutfak” projesi kapsamında bu hafta Sn. Yusuf Şahin’in katılımlarıyla “Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri ve Metodoloji” başlıklı ders gerçekleştirildi.

“Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri ve Metodoloji” başlıklı ders gerçekleştirildi.

 

Haber: M. Göktan Fırat

Bilgi verification( doğrulama ) üzerinden değil falsification( yanlışlama ) üzerinden gider. Biz sosyal bilimlerde her zaman aynı olaylar ve olgular üzerinde çalışıp hep aynı sonuçlar elde etmekteyiz.

Bir araştırma görevlisi Volkswagen marka araçların Amerika’da karbondioksit emisyon değerlerinde meydana gelen riskli durum üzerine bir proje yapmaya karar verir. Projenin dayandığı temel ilke ise Volkswagen’in Avrupa’da daha sağlıklı araçlar ürettiği Amerika’da ise sağlık açısından daha riskli araçlar ürettiği fikrine dayanmaktadır.

 

 

Sahaya ilişkin herhangi bir bilgimiz yoksa acaba sorun masa başında çözülebilir mi?

Hipotez kesinlikle doğrulanmak için değil test edilmek için vardır.

Neden sosyal bilimlerde etik konusunda aklımıza ilk intihal geliyor? Çünkü araştırmada etik kurallara dikkat edilmezse araştırma önemini kaybeder. Bir araştırma yaparken araştırma nesnenize ve araştırma doğasına zarar veriyorsanız bu süreç araştırma olmaktan çıkar ve sizin ürününüz olmaya başlayan bir durum meydana gelir.

Metod: Herhangi bir amaca ulaşmak için takip edilen yoldur. Etik, araştırma nesnesi ve doğası, doğrulama ve yanlışlama araştırma yapılırken dikkat edilmesi gereken öğelerdir.

Metodoloji ise bilimsel bir araştırma sürecinin mantığıdır. Metodoloji araştırma sürecinin felsefesidir. Her bilim metodolojisinde deney, gözlem, tümevarım, tümdengelim ve tümevarım-tümdengelim ( bileşik metodu ) benimsenmiştir.

Deney konusunda üç önemli çalışma vardır:

  1. Alkol Dükkânı deneyi: Bu deney sonucunda eğitim durumu yüksek olanların hırsızlık olayını şikâyet etmekte daha az istekli olduğu ortaya konulmuştur.
  2. Stanford Üniversitesi’nin alt katının hapishaneye dönüştürülmesi deneyi: Bu deney sonucunda da mahkûmun sanki gerçek hayatta da mahkûmmuş gibi veya gardiyanın sanki gerçek hayatta gardiyanmışçasına sert davranışlar gösterdiği ortaya konuldu. Bu deney neticesinde insanlara verilen rollerin insanlar tarafından kolay benimsenmiş oldukları ifade edilmektedir.
  3. Elektrik deneyi: Bu deney ile birlikte eğitim konusunda deneyimli olanların şiddete daha fazla eğilimli oldukları anlaşılmaktadır. Ve bununda sebebinin eğitimli insanların içindeki “ bastırılmış duygular” olduğu ifade edilmiştir.

Söylenilen her şeyin ve yapılan bütün araştırmaların muhakkak saha çalışmalarına, verilere dayanması gerekir ve test edilebilir olması gerekir. Genellikle bu zamana kadar araştırma yapan uzmanlar bir teoriyi her alana uygulamaya çalıştılar, ama bu durum oldukça eskide kalan ve yanlış olan bir araştırma yöntemiydi. Bir iddiayı ya da bir olayı açıklığa kavuştururken sayıca fazla olunması bizleri her zaman doğruya götürmeyebilir. Bazen bir kişinin bile çoğunluğun iddia ettikleri ve söyledikleri şeylerden daha doğru olabilir.

TÜİK Türkiye’de intihar edenlerin sayıları ve bu intiharların gerekçeleri ile ilgili bir araştırma yapmaktadır. TÜİK intiharların gerekçesini acaba kimden öğreniyor intihar girişimi başarılı olamayan kişilerden mi yoksa onların ailelerinden mi? İntihar girişimini başaramayan insanlardan daha net bilgiler elde edilmektedir ancak çoğunlukla bu gerekçeler hasta yakınlarından öğrenilmektedir. Yapılan araştırmalar neticesinde hasta yakınlarının yaklaşık %52’sinin intiharın nedenini bilmedikleri %17’sinin ise hastalıktan dolayı intihar ettikleri sonucuna varılmaktadır. Buradan yola çıkarak acaba bir araştırma yaparken herkese soru sormak size veri sağlar mı?

Araştırma yaparken belirli bir planlama yapılmalı ve sınıflandırma yapılmalı yani veri toplama araçları seçilmelidir öncelikle. Daha sonra bu araştırma sürecinde mülakat mı yoksa anket mi yapılacağına karar verilmelidir. Herkese aynı soru mu sorulmalı mülakatta? Eğer herkese aynı soru soruluyorsa bu mülakat yapılandırılmış mülakattır ama herkesin etki durumuna bağlı olarak sorulan sorular farklılaşırsa bu mülakat yarı-yapılandırılmış mülakattır. Sorunun kime ne şekilde sorulduğu mülakatlar için önemlidir. Bir diğer önemli nokta ise bir anket formu hazırlamak için sahaya inip bir araştırma yapılmalı ve mülakatlar o saha çalışmalarına uygun olarak hazırlanmalıdır.

Herhangi bir araştırma yapılacaksa muhakkak TÜİK’ in yapmış olduğu ve kullanmış olduğu istatiksel verilere göz atılmalı ve araştırma sürecindeki meta-veriunsurlarından faydalanılmalıdır. 

 

Görsellerin Tamamına Ulaşmak için Tıklayınız..

 

 

Paylaş:

Yorumlar

Henüz yorum eklenmemiş..

Yorum Ekle




  • Yenile