“Siyasal Sistemler ve Yönetim Modelleri” ve ”Dünya’da Değişen Güç Dengeleri ve Yeni Haritalar” başlıklı ders gerçekleştirildi.

“Siyasal Sistemler ve Yönetim Modelleri” ve ”Dünya’da Değişen Güç Dengeleri ve Yeni Haritalar” başlıklı ders gerçekleştirildi.

Stratejik Düşünce Enstitüsü ve Politik Ekonomik ve Sosyal Araştırma Merkezi (PESA) beraberliğinde gerçekleştirilen SDE Akademi Sakarya, 34 öğrencinin katılımı ile bu hafta Doç.Dr. Serdar Gülener ve Prof.Dr. Ebubekir Sofuoğlu’nu dinledi.

“Siyasal Sistemler ve Yönetim Modelleri” ve ”Dünya’da Değişen Güç Dengeleri ve Yeni Haritalar” başlıklı ders gerçekleştirildi.

“Siyasal Sistemler ve Yönetim Modelleri” adlı seminer Doç. Dr. Serdar GÜLENER tarafından verildi. Seminerde, demokratik ve demokratik olmayan hükümet sistemleri üzerinde duruldu.

Gülener, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tarihselliğinin çerçevesini çizerek seminerine başladı. İlk izlerine Antik Dönemde rastlanılan kuvvetler ayrılığı ilkesinin başlangıcının “karma yönetim” düşüncesine kadar götürülebileceğini ifade etti. Ardından kavramın modern dönem ile günümüzdeki formuna kavuştuğunu ve hükümet sistemlerinin tanımlanmasındaki başlıca ölçüt olduğunu belirtti.

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin devletin üç temel fonksiyonu olan yasama, yürütme ve yargının farklı organların elinde olmasını ifade ettiğini, bu çerçevede hükümet sistemlerinin de demokratik-anti-demokratik biçiminde ikili bir ayrıma tabi tutulabileceğine işaret etti. Anti-demokratik sistemlerin kuvvetlerin yasama ve yürütme organında toplanmasına göre sınıflandırılabileceğini, demokratik olanların ise sert kuvvetler ayrılığını oluşturan başkanlık, yumuşak kuvvetler ayrılığını oluşturan parlamenter ve her ikisinin ortasında yer alan yarı-başkanlık sistemi olduğunu söyledi.

Gülener, son bölümde Türkiye’de parlamentarizmin yaşadığı sorunları ve olası bir başkanlık sisteminin neler getireceğini öğrencilerin katılımı ile tartışmaya açtı.

Prof.Dr. Ebubekir Sofuoğlu "Dünya’da Değişen Güç Dengeleri ve Yeni Haritalar" başlıklı semineri sırasında akademi öğrencileri, dünya dengelerini sorgulama imkânı buldu.

Doğu-Batı ilişkileri sürecinde dikkatlerde tutulması gereken konulardan biri de Batı’nın, Doğu’nun gözünde eleştiriye tabi tutulmaması gibi bir durumdur.  Bu durum, dil ile ifade edilmese de fiilen bu şekilde devam etmektedir. Bu durumun tam tersi vukua gelecek olduğunda, yani Doğulu bir aydının Batı’yı eleştirmesi halinde, ona karşı "komplo teorisi" kurmak şeklinde itham yapılmakta, Batı, eleştiriye tabi tutulmama rahatlığını devam ettirmektedir.

Hâlbuki ortaya atılan her fikir, doğru olma ihtimali varmış gibi, ciddiyetle tahlil edilmeli, eğer kayda değer dayanakları yoksa ondan sonra gündemden düşürülmelidir. 

Bu bağlamda Sofuoğlu, "1916 yılında gizlice çizilen, gizli anlaşmaların yerini alacak yeni anlaşmalar üzerinde çalışmalar devam etmektedir" iddiasıyla ortaya çıkacak bir Doğu aydını, aynı şekilde "komplo teorisi" kurmakla suçlanacak; bulgusu, çıkarımı ciddiye alınmayacak ve kendisine gündemde yer bile bulamayacaktır" dedi ve bu durum devam ettiği sürece, Batı karşısında Doğu’nun bir medeniyet teklifi sunamama engeli de ne yazık ki devam edecektir diye vurguladı.  Öğrencilerden gelen sorular ve değerlendirmelerden sonra Prof.Dr. Ebubekir Sofuoğlu seminerini tamamladı.

 

Görsellerin Tamamına Ulaşmak için Tıklayınız..

 

Paylaş:



Yorumlar

Henüz yorum eklenmemiş..

Yorum Ekle




  • Yenile