İslam Medeniyeti’nin Temelleri

İslam Medeniyeti’nin Temelleri

SDE Akademi Kayseri bünyesinde gerçekleştirilen “İslam Medeniyeti’nin Temelleri” dersi 29.03.2015 Pazar günü saat 13.30’da Sn. Yrd. Doç. Dr. Kadir Kan’ın katılımlarıyla 23 kişinin katılımıyla 1 günlük süreyle İlim Yayma Cemiyeti Kayseri Şubesi’nde gerçekleştirildi.

İslam Medeniyeti’nin Temelleri

 

 

Haber: Süleyman Yaşar

 

 

  SDE Akademi Kayseri bünyesinde gerçekleştirilen “İslam Medeniyeti’nin Temelleri” dersi 29.03.2015 Pazar günü saat 13.30’da Sn. Yrd. Doç. Dr. Kadir Kan’ın katılımlarıyla 23 kişinin katılımıyla 1 günlük süreyle  İlim Yayma Cemiyeti Kayseri Şubesi’nde gerçekleştirildi.

 

   İslam Medeniyetindeki Tevhid anlayışına vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. Kadir Kan, "İslam Medeniyeti’nin temelleri değil aslında bir tek temeli vardır. O da Tevhid’dir." dedi. İslam Dünyası’nın genel durumu hakkında değerlendirmelerde bulunan Yrd. Doç. Dr. Kadir Kan, "Bugün İslam Dünyası’nın tamamının sıkıntıda olduğunu görüyoruz. Bu yüzden, şuan en çok ihtiyacımız olan şey düşünen insanlardır ve bu çerçevede medeniyet kavramı üzerinde mutlaka durulmalıdır." diye konuştu.

 

  İslam-sanat ilişkisi üzerinde duran  Yrd. Doç. Dr. Kadir Kan, "İslam Sanatı, ’Allah güzeldir, güzel olanı sever.’ hadisinden esinlenerek ortaya çıkmıştır. İslam Sanatı’nın en güzel örneklerini ise İslam Şehirleri’nde görürüz. Bir Müslüman’ın hayatının merkezinde namaz vardır. Aynı şekilde İslam Şehirlerinin merkezinde ise mutlaka büyük bir cami yer alır. İnsanlar İslam Şehirleri’nde hayatı İslam’a göre şekillendirir ve namaz vakitlerine göre günlük yaşamlarını ayarlarlar. Son 50-60 yıllık kafa karışıklığı bir kenara bırakılırsa şehirlerimizin oluşumunda, kültürümüzde ve yaşantımızın her karesinde İslam Medeniyetinin yansımaları görülecektir. Aslında çok farkında olmasak da bugün bile hayatımızda İslam medeniyetinin yön verici etkisinin olduğu bir hakikattir." ifadelerini kullandı.

 

 Tevhid Esastır

 

  İslam Sanatı’nın İslam dininin icaplarından doğduğunun altını çizen Yrd. Doç. Dr. Kan, "İslam Sanatları Allah inancının ve hassasiyetinin etrafında şekillenir. İslam Sanatı’nda tek merkez görüntüsü vardır. Her şey tekin etrafındadır. Bu Tevhid inancını anlatır. merkezi kubbe anlayışı buna örnektir. Külliyelerin merkezinde camiler vardır. Şehirlerin merkezinde cami, gönüllerin merkezinde ise namaz vardır. Yeryüzünde Kabe nasıl merkezse şehirlerdeki büyük camiler de merkezdir. Tevhid bizim kültürümüzün özünde var fakat herkes kapasitesi ölçüsünde bunu idrak edebilir." şeklinde konuştu.

 Şehir mimarisinin o şehrin kültürel yapısıyla alakalı bilgi verdiğini belirten  Yrd. Doç. Dr. Kan ekledi:

"İnanç şehirlerin siluetlerine etki eder. Şehre hâkim camiler, yükselen kubbeler ve minareler o şehrin Müslüman kimliğinin ispatıdır. Şimdiki şehirlerin yapılarında İslami unsurları göremiyoruz. Yapılara baktığımızda ait olduğu kültürü kestiremiyoruz. Bu bizim kaybımızdır. Bu kaybın önüne geçmemiz gerekiyor. Yeniden 2 asır önceki medeniyet bilincine dönmeliyiz. Yaşadığımız en büyük problem kimlik problemi ve bu problem şehirlerimizde de tezahür ediyor. İmam Buhari’nin İslam Şehirlerine yaptığı ziyaretleri dikkate aldığımızda, İslam şehirleri arasındaki iletişimin ve koordinasyonun önemini fark ediyoruz. Bu koordinasyonun sağlanması lazım, ilmin yolu buradan geçiyor. Bizim medeniyetimizde, mekânın şerefi içinde bulunanlardan kaynaklanır. Bir şehre kimliğini kazandıran oradaki ilim, irfan ve mühim şahsiyetlerdir. İslam yalnızca ne medeniyet ne de kültürdür. İslam bir dindir. O her şeyin kaynağıdır. Medeniyet, kültür her şey buna göre inşa edilir."

 

 İslam Medeniyeti’nin Temellerini Doğru Anlarsanız Doğru Yaşarsınız

 

  Yrd. Doç. Dr. Kan, İslam Medeniyeti ile ürünlerinin karıştırılmaması gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:

"Cami, medrese gibi yapılar İslam Medeniyeti’nin temelleri değil ürünleridir. İslam medeniyetinde Tevhid, ahlak, adalet, yardımlaşma gibi temeller vardır. Bu temelleri gerçekleştirme yolları ise birer üründür. İslam medeniyetinin temellerini doğru anlarsanız doğru yaşarsınız. Binlerce cami yapsanız içerisinde cemaat yoksa bunun hiç bir sonucu yoktur. Eski medreseleri yeniden açsak o dönemin ilim ve irfanı geri gelmez. Çünkü dönemin şahsiyetleri yoktur. Tekrar belirtmek gerekirse mekânları şerefli yapan içinde yaşayanlardır. Medeniyet kültürden biraz daha üst bir kavramdır. Medeniyete yüklenen anlam çok önemlidir. Şuanda medeniyet maddi medeniyetle eş tutuluyor. Batı teknolojik olarak maddi bir medeniyete sahip durumda ama ahlaki bakımdan aynı seviyeden bahsetmek oldukça zor. Aile kumrunun tükenişinden ahlak da, toplum da, şehirde nasibini alır. İslam Dünyası olarak sorunlarımız tek boyutlu değil. Çok boyutlu problemler de ancak çok boyutlu çözümler ve uzun vadeli projelerle halledilebilir. Uzun vadeli okumalar ve düşünmelerle yola çıkabiliriz."

 

  Gerçekleştirmiş olduğumuz yuvarlak masa toplantısı  arkadaşlarımızın soruları ve Sn. Yrd. Doç. Dr. Kadir Kan’ın önerdiği okumalar ile son bulmuştur.

 

 

Paylaş:



Yorumlar

Henüz yorum eklenmemiş..

Yorum Ekle




  • Yenile