28 Şubat Süreci

28 Şubat Süreci

2014 Yılı Gençlik Projeleri Destek Programı Kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı Tarafından Desteklenen, Stratejik Düşünce Enstitüsü’nün yürüttüğü ‘Bir Meslek Olarak Akademisyenlik’ projesi kapsamında 28.02.2015 Cuma günü saat 10.30’da Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Doç. Dr. Kudret Bülbül’ün katılımıyla “28 Şubat Süreci’’ başlıklı ilk yuvarlak masa toplantısı 36 kişinin katılımıyla 1 gün süreyle, Stratejik Düşünce Enstitüsü Fuaye salonunda gerçekleştirildi.

28 Şubat Süreci

Haber: Hamiyet Çelik

2014 Yılı Gençlik Projeleri Destek Programı Kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı Tarafından Desteklenen, Stratejik Düşünce Enstitüsü’nün yürüttüğü ‘Bir Meslek Olarak Akademisyenlik’ projesi kapsamında 28.02.2015 Cuma günü saat 10.30’da Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Doç. Dr. Kudret Bülbül’ün katılımıyla “28 Şubat Süreci’’ başlıklı yuvarlak masa toplantısı 36 kişinin katılımıyla 1 gün süreyle, Stratejik Düşünce Enstitüsü  Fuaye salonunda gerçekleştirildi.

 

 28 Şubat:  Ben niye kravat takıyorum siz neden o gömleği giydiniz, neden tüfek icat oldu mertlik bozuldu denir. Hiçbir gelişme yaşanılan coğrafya ile açıklanamaz. 1000’li yıllarda bir kadın şöyle demiş: ‘Dünya çok küçük bir bohçaya sığar.’Aynı şeyi günümüzde de söyleriz.

 

 19.yy İmparatorluk çağı, İmparatorluk içinde çoğulculuk vardır. 28 Şubatı buradan ele almaya başlayalım; İmparatorlar güçlü topluluklardır. 20.yy ulus devletler çağı; ulus devlet ile birlikte ulus merkezli devletler kuruluyor. Çok devlet olunca ulusal ilişkiler bağlamında bir çoğulculuktan bahsedilemez.

 

  9. Cumhurbaşkanı 9. Senfoniden sonra, işte özlenen Türkiye bu der. Makbul vatandaş yaratılmak istenir. Bir merkezileşme olsun istenir. Bunu elinde tutup istediği gibi kullanmak isterler. Laiklik evrensel anlamda kullanılmaz, devlet kapsamında kullanılır.

 

  ‘Zor ve Rıza’ kitabından bahseder. Ulus devletlerin vatandaşlara istediği gömleği giydirme potansiyeli kayboluyor. Şu anki giyim tarzımız küreselleşmenin sonucudur. 20.yy ilk yarısı faşist bir dünyadan bahsedilir. Türkiye’de tek parti dönemi 1950 ikinci yarısı demokrasilerin kazandığı bir dönem. Ulus devletler zayıf.

 

 

  1945 dönemlerinde Birleşmiş Milletler, Türkiye ile ABD’nin, ABD ile Yunanistan’ın birlikte oy kullanım oranlarını incelemiştir. Türkiye’nin ABD ile oy kullanma oranı % 95’tir. Dört tarafı düşmanla çevrili, Tanrı bizi kötü çevrede yaratmış. 28 Şubatta kullanılan bir tezdir. Tanrıdan korkun. Tanrı sizi 4/3’ü kara 4/3’ü denizle çevirmiş, dört tarafı kara olsaydı ne yapardınız.

  Referandumda şunu sordum: Devlet iktidarını kim belirliyor. Bugün bu tez doğrulanıyor ve millet tarafından seçilen bir cumhurbaşkanı var. Adnan Menderes’in çabası Türkiye’nin sınırlarını genişletmekti. Bunu hayatı ile ödedi. 28 Şubat aslında 1945 düzenin son darbe girişimidir.

 

  Çünkü artık dünya değişiyor, başka ülkelerde insanlar ne yapıyor çok iyi biliniyor. 1980 dönemi kapalı bir dönemdi. Çünkü başka ülkelerin nasıl olduğu bilinmez. Şimdi biliniyor ve eleştirel bir yere gidiyor. Son darbe girişimidir bu. Türkiye’de soğuk savaşın bittiğini düşünmeyen sistemler bunu devam ettirmiş bu son darbedir.

 

  Arap Baharını Türkiye ile bağdaştırıyorum. Türkiye son 10 yılda evrensel değerlerle barışık bir ülke olmuştur. Hüsnü Mübarek’in mübarek olmaktan çıkması Türkiye’yi gördükten sonra olmuştur. Türkiye 28 Şubatı aşabilmişse Mısır’da da bu tür rejimler çok uzun süre kalmaz, aşılacaktır.

 

  KENDİ DENEYİMLERİ

 

  28 Şubat öncesi YÖK sınav yapıp yurtdışına öğrenci gönderiyordu,28 Şubattan sonra mülakat oldu. Sınavda laiklik hakkında soru soruldu ve verdiği cevap karşısında ‘’herif sen ne söylüyorsun’’ YÖK başkanı bu üslupla konuştu. ABD’ye gidişim cehennemden kaçış gibiydi. Çalıştığı bölümde doçent yok ama doçent asistanı olarak görev yaptı.

 

  Paralel yapı da 28 Şubat gibi bir darbe girişimidir. Daha güler yüzlü bir darbedir, soğuk savaş dönemi sonrası ilk darbe girişimidir paralel yapı. ‘28 Şubat tarihte bir noktadır’ demiştir Necmettin Erbakan. Aydın meselesi Türkiye’de önemli bir konudur. İki tip aydın vardır. Birincisi batıyı bilen kendini bilmeyen, ikincisi kendini bilen batıyı bilmeyen aydınlar. İkisi de çok zararlıdır. Sait Halim Paşa böyle der.

                                   

           Gerçekleştirmiş olduğumuz yuvarlak masa toplantısı, arkadaşlarımızın soruları ve Doç. Dr. Kudret Bülbül’ün önerdiği okumalar ile son bulmuştur.

 

 

Paylaş:



Yorumlar

Henüz yorum eklenmemiş..

Yorum Ekle




  • Yenile