Strateji ve Strateji Araştırmaları 2

SDE Genç Akademi öğrencileri bu hafta Sn.Doç. Dr. Erkin Ekrem ile ’’Strateji ve Strateji Araştırmaları’’ başlıklı yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirildi.

Strateji ve Strateji Araştırmaları 2

HABER: Huzeyfe Furkan KARAKUŞ

Stratejik Düşünce Enstitüsü bünyesinde 10.05.2014 tarihinde SDE Genç Akademi toplantısı düzenlendi. Toplantı, Sn. Doç. Dr. Erkin Ekrem’in katılımlarıyla “Strateji ve Stratejik Araştırmaları 2” konulu yuvarlak masa toplantısı şeklinde gerçekleşti.

Toplantı, stratejinin tanım ve yöntemlerinin açıklanması ile başladı. Stratejik araştırmalarda en doğrunun değil en uygunun dikkate alınması gerektiğinden bahseden Erkin Ekrem, bizim hatamızın sadece kendi fikirlerimizi geliştirmek adına veri toplamamız olduğundan bahsetti. Halbu ki yapılması gerekenin objektif kıstaslarla verilerin toplanıp bilimsel ve doğru sonuçlara ulaşmak olduğundan bahsedildi.

Toplantı strateji araştırmalarında başı çeken think tank kuruluşlarının dünya üzerindeki yayılımının istatistikî verilerinin incelenmesi ile devam etti. Bu think tank kuruluşlarının, devletlerin küresel çaptaki konumunun belirlenmesindeki öneminin oldukça yüksek olduğundan bahsedildi.

Geleceği şekillendirebilmek için bugün gençler üzerinden çalışmalar yürütmek gerekir. Bu sebeple gençler adına think tank kuruluşlarının yaygınlaşması gerektiğinden bahsedildi. Aynı zamanda bugün yaşamış olduğumuz çoğu sıkıntının, geçmiş yıllarda yapılmış olan hataların tezahürü olduğundan bahsedildi.

Stratejik kuruluşların kuruluş sebebine de değinildi. Bu noktada çıkış noktasının “ihtiyaç” olduğuna ulaşıldı. Toplumların, devletlerin duyduğu çeşitli ihtiyaçlar sonucunda think tank kuruluşlarının meydana çıktığından bahsedildi. Ancak devletle bağ kuran think tank kuruluşlarında Rusya örneğinde olduğu gibi verimsizliğin baş gösterebileceğinden bahsedildi. Aslında olması gerekenin, ABD’de olduğu gibi sivil think tank kuruluşlarının daha yaygın hale gelmesidir dendi.

Gelecekle alakalı kurulan senaryolarda büyük sapmalar yaşanmakta. Hiç tahmin edilemeyen sonuçlar ortaya çıkmakta. Bu nedenle think tank kuruluşlarının stratejik düşünüş yöntemleriyle geleceği daha iyi okuyabilmek adına daha çok ayrıntıya inmesi gerektiğinden bahsedildi.

Devletlerin -ABD ve Almanya örneğinde olduğu gibi- yükseliş dönemlerinde think tank kuruluşlarının sayısında önemli derecede artışların yaşandığından bahsedildi. ABD de son zamanlarda içe dönme, muhafazakârlaşma arzusu sonucu muhafazakâr think tank kuruluşları yaygın hale gelmeye başladı. Ama ABD’nin dışa yönelik çalışmalarının sonucu olarak bu izolasyonun hiç de kolay olmayacağından bahsedildi.

Think tankler’in kuruluş menşei şu şekilde maddelere ayrıldı:

  • Zengin iş adamlarının desteği ile ( Örn. CEIP)
  • Hükümetin desteği ile (Örn. RAND Corpation)
  • Kuruluşa, düşünceye gönül verenler ve bağışları ile (Örn. Brooking Institution)
  • Önemli birisinin düşüncelerini yaşatmak için (Örn. The Nixon Center)

Türkiye’nin dışsallaşması gerektiğinden bahsedildi. Bazı dış sorunların iç, iç sorunların dış sorun haline getirilmesi gerektiğinden bahsedildi. Bunu da yapabilmek adına think tank kuruluşlarının sayısının, etkinliğinin ve bilimselliğini arttırılması gerektiğinden bahsedildi.

Think tanklerin bütçe kaynaklarını sağlayan kurum, kuruluş veya kişilerin, think tankleri yönlendirmesinin tehlikesinden bahsedildi. ABD’yi ABD haline getirenin think tankler olduğu ancak onu batıracak olanın da think tanklar olabileceğinden bahsedildi.

Think tankler’in “fikir” ürettiğinden bahsedildi. Onların eğitici olduğundan, uzmanlar barındırdığından, komu oyu ve karar alıcıları fikirler açısından etkilemek ve yönlendirmek rolünün olduğundan bahsedildi. Bazense uzmanlarının karar alıcı hale geldiğinden bahsedildi.(Bunun somut örneklerini ekseriyetle ABD’de olmak üzere ülkemiz ve diğer birçok ülkede de görebiliyoruz.)

Think tankler’in başlangıçta barışı aradığı daha sonra barışı bulabilmek için savaşı engellemenin gerektiği sonucuna ulaştıklarından bahsedildi. Daha sonra ise savaşı araştırırken ekonomi, siyaset, sosyal bilimler gibi alanlara ilgi duyduğundan ve asıl amacını unutup bunları araştırmaya giriştiklerinden bahsedildi.

Toplantı, akademi üyelerinin sorduğu sorular ve Erkin Ekrem’in yanıtları ile son buldu.

Paylaş:



Yorumlar

Henüz yorum eklenmemiş..

Yorum Ekle




  • Yenile